Arap lisanında, bir şey yapmadan veya karar vermeden önce uzunca düşünmek, söylediğinde tutarsız olmak, söylediğinde kararsız olmak, evelemek gevelemek, kem küm etmek, mırın kırın etmek anlamındadır.
Meal, tefsir vd yazılı kaynaklarda Arapça lisanında olması gereken anlamı yerine; Farsça (لیکن Lakin) okunuşu ve fonetiği aynı ancak kelime manası farklı olan ama, fakat karşılığı kullanılmıştır. Böylelikle kavrama, Rabbimizin Arapça lisanında indirdiği kitabında olması gereken yerine, kendi pagan, maniheist inançları doğrultusunda anlam verilmiştir.
Onlara, “Allah’ın indirdiğine uyun!” denildiğinde, “Hayır, bilakis biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuza uyarız!” derler. Peki ama, ataları bir şey anlamayan, doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı?
Bakara 2:243 وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ “Ama insanların çoğu şükretmezler.”(DİB meali)
Araf 7:187 وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ “Fakat insanların çoğu bilmiyorlar.” (DİB meali)
Hud 11:17 وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ “Fakat insanların çoğu inanmazlar.” (DİB meali)
Ekser kelimesine; meal, tefsir, vb yazılı kaynaklarda “çoğunluk” olarak manalandırılması, bahsi geçen “çoğu / çoğunluk” anlamının da olumsuz olarak algılanması tamamen yanlıştır.
Bunlar ve benzeri ayetler ile ilgili yapılan çalışmalarda, “çoğu” tercümesi olumsuz, negatifmiş gibi anlaşılmakta ve sanki çoğunluk Rabbimiz tarafından sevilmeyen bir kavram olarak zihinlerimize yerleşmektedir. İnanmayanların çoğunlukta ve inanların ise azınlık olması karşısında, “ALLAH (cc) azınlıkta olanları sever” düşüncesine sahip olmak, Rabbimizin yarattıklarına karşı nefret etmediğini ve yarattıkları arasında da nefretin olmasını istemediği asla unutmamak gerekir.
اکثر (ekser) kelimesi کثر (k+s+r) kök kelimesinden türetilmiştir,
کثر (k+s+r) kök kelimesi: dolu, bol, cömert, çok, verimli, üstünlük için biriyle yarışmış, arttırılmış, dolu dolu, büyük, yükselme, artma, ayrıcalık, iyilik, sebep, büyük miktarda bir şey vermek, çok şey vermek, çoğalmak, abartmak anlamlarında kullanılır.
كثْر (kesr) kelimesi bir şeyin devasalığı, yüksekliği, büyüklüğü, gücü, sertliği anlamlarına gelen عظم (a+z+m) kök kelimesinden türemiş olan ve günlük konuşmalarımızda da kullandığımız مُعْظَم muazzam kelimesi ile eş anlamlıdır.
کاثر (kasir) ve یکاثر (yekasir) kelimeleri de کثر (k+s+r) kök kelimesinden türeyen kelimelerdir ve çoğalmak anlamındadır. ابن کثیر İbni Kesîr ismindeki كَثِير (kesîr) kelimesi de کثر (k+s+r) kök kelimesinin türevi olup anlamı, yeterli olandan fazladır. اكثرهُ (ekseruh) kelimesi de aynı kökten türemiştir; artırmak, inşa etmek, geliştirmek, teşvik etmek, büyütmek, yükseltmek, yoğunlaştırmak, bolca akmak ve yayılmak anlamındadır.
Ancak اکثر (ekser) kelimesi çoğunluk olarak yanlış manalandırılmaktadır.
Meallerde, Farsça kullanılan اکثریت (ekseriyet) kelimesinin çoğunlukolan manası tercih edilerek, kavramın olması gereken anlamı farklılaştırılmıştır.
لَـكِنَّ (lâkinne) kelimesi Farsca “ama, fakat” anlamına gelmekte olup Arap lisanında tam tersine, “öte yandan henüz, diğer taraftan, yine de” anlamındadır.
Ve tam tersine / henüz insanlar etraflıca / bütünüyle / tamamıyla iman sahibi değildir
أَكْثَرَ Eksere zarfı, يُؤْمِنُونَ yu’minûne fiiline vurgu yapar.
Bugün de dünde; fuhşiyatın simgesi olan çeşitli lgbti gruplar, fahişeliği meslek olarak edinenler, hırsızlar, katiller ve diğer birçok gruplar içinde oldukları toplumlarda her daim azınlıkta olmalarına rağmen haklılıklarını öne sürebilmekteler. Diğer taraftan çoğunlukta olanlar da haklı olduklarını belirterek, bu azınlıklar üzerine suç ve ceza meşruiyetleri oluşturup onları dışlamaktadır…
Şurası kesindir ki Rabbimiz ise bize azınlık veya çoğunluğa uymamızı değil kendi ayetlerine uymamızı söyler… Onun ayetlerini doğru anlamak ve genellemelerin değil doğruların peşinden gitmek gerekir…
Onlara, “Allah’ın indirdiğine uyun!” denildiğinde, “Hayır, bilakis biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuza uyarız!” derler. Peki ama, ataları bir şey anlamayan, doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı?