“Misl” Kelimesi – مِّثْل

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

مِّثْل (misl)

Bakara 2:23 فَأْتُواْ بِسُورَةٍ مِّن مِّثْلِهِ

مِّثْلِهِ Mislihi kelimesi مِّثْل + هِ  kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur.

Kendi lisanımız olan Türkçemizde de sık sık kullandığımız مِّثْل misl kelimesi:

https://www.luggat.com/index.php#ceviri

Kelimeye, Rabbimizin ikram ettiği Kur’an’ımıza dair hemen tüm meal, tefsir, vb kaynaklarda da aynı anlam verilir.

İlginç olan Farsça aynı harflerle yazılan ve aynı telaffuzu olan veya seslendirmesi aynı Arapça مِّثْل misl kelimesi gibi, benzer, benzerlik manalarına gelen kelimenin kullanılarak Bakara 2:23 ayeti ve diğer, Kur’anı’mızda مِّثْل misl kelimesinin kullanıldığı ayetlerde Farsça mana kullanılarak, tümüyle gerçek anlamının dışında farklı bir mana ile ayetlerin yanıltıcı ve yanlış anlaşılmasına sebep olunmaktadır.

فَأْتُواْ بِسُورَةٍ مِّن مِّثْلِهِ (fe/tû bisûratin min miślihi) Bu cümleyi eğerek, bükerek, çeşitli yönlere esneterek;

  • Onun benzeri bir sûre getirin.
  • Onun gibi bir sûre getirin.

Şeklindeki çeviri ile tümüyle ayetin gerçek anlamı farklılaştırılmaktadır.

https://dsal.uchicago.edu/cgi-bin/app/hayyim_query.py?qs=%D9%85%D8%AB%D9%84&searchhws=yes

Oysaki Arapça مِّثْل misl kelimesi; edebiyat ve felsefeyi ifade eden norm, standart, kural, ilke, formül, hukuk, düzenleme, temsil ve idealizm anlamlarına gelmektedir.

Ehad olan Rabbimizin Kur’an’ı bizim anlamamız için Arap lisanı ile gönderdiğini kabul ediyorsak, tüm kelimeleri olduğu gibi مِّثْل misl kelimesini de Arapça olarak anlamamız gerekmektedir…

مِّثْلِهِ (mislihi) kelimesi:

  • Onun normunda, onun standartında,
  • Onun kuralında, onun ilkesinde,
  • Onun formülünde, onun temsilinde…
  • Onun idealizminde 

anlamındadır…

مِّثْل Misl kelimesi arapça doğru olarak; edebiyat ve felsefeyi ifade eden ‘norm’, ‘standart’, ‘kural’, ‘ilke’, ‘formül’,’ hukuk’, ‘düzenleme’, ‘temsil’ ve ‘idealizm’ anlamına gelir.

İbarenin son eki olan هِ (hi); açılış cümlesinde belirtilen vahiy anlamına atfen, ‘onun’ anlamına gelen üçüncü şahıs tekil iyelik zamiridir.

*****

وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ اتَّبِعُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ قَالُوا بَلْ نَتَّبِعُ مَٓا اَلْفَيْنَا عَلَيْهِ اٰبَٓاءَنَاۜ اَوَلَوْ كَانَ 

اٰبَٓاؤُ۬هُمْ لَا يَعْقِلُونَ شَيْـًٔا وَلَا يَهْتَدُونَ

Onlara, “Allah’ın indirdiğine uyun!” denildiğinde, “Hayır, bilakis biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuza uyarız!” derler. Peki ama, ataları bir şey anlamayan, doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı?

Bakara 2:170

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir