merada – مرض

Bakara: 2/10

فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٌ فَزَادَهُمُ اللّهُ مَرَضاً وَلَهُم عَذَابٌ أَلِيمٌ بِمَا كَانُوا يَكْذِبُونَ

Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem dolu bir azap vardır. (DİB Meali)

Ehad olan rabbimizin bize verdiği Kur’an’ın 2/10 ayetinin muhtelif tefsir ve meal kitaplarında bakıldığında مَّرَضٌ meradun kelimesinin anlamının hastalık olarak ifade edildiği görülür. Söz konusu ayette ve benzerlerinde hiçbir şekilde yer almadığı halde, “münafıklıktan kaynaklananibaresi, sanki varmış gibi hazfedilerek anlam kayması oluşturulmuştur.

Farklı sözlüklere bakıldığında da مَّرَضٌ meradun kelimesinin anlamı olarak her ne kadar hastalık yazılı olsa da satırların alt taraflarında, kavramın memnuniyet anlamının da yazılı olduğu satırlarla karşılaşılır.

https://www.almaany.com/en/dict/ar-en/%D9%85%D9%91%D9%8E%D8%B1%D9%8E%D8%B6%D9%8C/
https://translate.google.com/?sl=ar&tl=en&text=%D9%85%D8%B1%D8%B6&op=translate

Oysaki Arapçada hastalık kelimesinin karşılığı, Türkçeye de girmiş olan عِلّة illet kelimesidir.

https://sozluk.gov.tr/

Ayrıca سَقِيم sekiym kelimesi ve türevleri de hastalık ile ilgili yaygın olarak kullanılmaktadır.

https://kuranmeali.com/Kokler.php?kok=%D8%B3%20%D9%82%20%D9%85&harf=%D8%B3

Alimler veya Kur’an’ı açıklama amacıyla hareket ettiklerini iddia edenler kelimenin مرض (m+r+d) merada kökünden türediğini söyleyerek, esas türediği kök olan رضأ (r+d+e) kökünü konu etmeden karışıklığa sebep olmuşlardır.

رضأ (r+d+e) kökü ve bu kökten türeyen kelimeler; memnuniyet, kabul edilebilirlik, yeterince iyi olma hali, oldukça iyi, hoşgörü, rıza, izin, övgü, takdir, onay, memnuniyet duygusu anlamlarına gelmektedir.

https://www.luggat.com/index.php#ceviri

Hatta alimler ve Kur’an’ı Kur’an ile anlamak gerektiğini söz konusu edenler رضأ kökünün son harfinin ا veya و veya ی harfi ile bittiği konusunda farklı görüşler ileri sürmüşlerdir.

http://lexicon.quranic-research.net/data/10_r/127_rDw.html

Ehad olan Rabbimizin kitabında değişiklik yapmaya asla muktedir olamadıklarından ilk dönem Kur’an ile ilgili kitaplar ve Arapça sözlüklerini hazırlayanlar, kelimelerin anlamlarını eğip bükerek kendi Zerdüşt ve pagan dinlerinin dillerini, Kur’an’ın manalarına karıştırarak ayetleri anlamış ve aktarmışlardır.

https://translate.google.com/?sl=fa&tl=en&text=%D9%85%D8%B1%D8%B6&op=translate
https://dsal.uchicago.edu/cgi-bin/app/hayyim_query.py?page=1946
https://dsal.uchicago.edu/cgi-bin/app/hayyim_query.py?qs=%D9%85%D8%B1%DB%8C%D8%B6&searchhws=yes
https://tr.glosbe.com/fa/tr/%D9%85%D8%B1%D8%B6
https://www.luggat.com/index.php#ceviri

Lügatlerde merade kavramının anlamına, girişte belirtildiği gibi ayetlerde yer almayan hazf üzerine geliştirilerek dile yerleştirilen hastalık manasına, aşağıdaki ayet direnmekte ve bu oluşuma geçit bırakmamaktadır…

Fecr; 89/28

ارْجِعِي إِلَى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَّرْضِيَّةً

İrci’î ilâ rabbiki râdiyeten merdiyye(ten)

Sen O’ndan razı, O’da senden razı olarak Rabbine dön!” (DİB Meali)

وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ اتَّبِعُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ قَالُوا بَلْ نَتَّبِعُ مَٓا اَلْفَيْنَا عَلَيْهِ اٰبَٓاءَنَاۜ اَوَلَوْ كَانَ

اٰبَٓاؤُ۬هُمْ لَا يَعْقِلُونَ شَيْـًٔا وَلَا يَهْتَدُونَ

Onlara, “Allah’ın indirdiğine uyun!” denildiğinde, “Hayır, bilakis biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuza uyarız!” derler. Peki ama, ataları bir şey anlamayan, doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı?

Bakara 2:170

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir